Köpeklerimiz | Köpeklerimiz | E-posta |
|
Eğer yetişkin bir köpek aldıysanız size ve yeni ortamına alışması için ona zaman tanımalısınız. Aşı kontrollerini mutlaka yaptırmalı ve ona ihtiyaç duyduğu yatacak yer, yemek ve su kabı gibi malzemeleri önceden temin etmiş olmalısınız. Köpeğiniz ilk kez eve geldiğinde, korkak ve huzursuz davranışlar sergileyebilir. Bu davranış biçimi, annesinden ve kardeşlerinden ayrılmasından kaynaklanır. Diğer bir nedeni de ev ortamının ona yabancı olmasıdır. Bunları normal olarak karşılamalı ve ona sevgi içinde yaklaşmalısınız. Evdeki ilk günlerinde çevresini tanıyıp bu yeni ortamına alışmasına imkan vermelisiniz. Onunla oyunlar oynayarak bu tedirginliklerinden kurtulmasını ve size alışmasını sağlayabilirsiniz. Yüksek sesler, kalabalık ve çocukların onu sevmek için yakalamaya çalışmaları gibi faktörler ilk günlerde köpeğinizin korkmasına neden olabilir. Köpeğinize evde sıcak ve hava cereyanından uzak bir yaşama alanı sağlayınız.Köpeğiniz bu alanı uyumak ve dinlenmek için kullanacak ve burada kendini güvende hissedecektir. Bu alan bir kapısı olan kapalı bir kutu ya da yuva olabilir. Bunun dışında yere koyacağınız onun boyutlarına uygun bir yatak ya da sepet de olabilir. Yavru bir köpek günün büyük bir kısmını uyuyarak geçirir. Hatta bazen deyim yerindeyse "ölü gibi uyur", çünkü uyku da yavru için büyük bir gereksinimdir. Genellikle köpek sahipleri bu yüzden telaşlanır ve köpeğinin hasta olduğunu zanneder. Ancak bu endişe edilecek bir şey değildir. Köpeğinizi yerinden zorla çıkarmaya çalışmayın. Eğer orada durmak istiyorsa bırakın kalsın. Kendi istediği zaman zaten çıkacaktır. Çocukların onu sıkıştırmasına veya kızdırmasına engel olun. İlk günlerde bütün evi kullanmasına izin vermeyin. Hem ortama yabancı olduğundan hem de ev ona başlangıçta büyük bir alan geleceğinden korkacaktır. Aynı zamanda bu olay tuvalet eğitimi açısından da yanlış bir davranıştır. Köpeğize evinizi sizin gözetiminiz altında yavaş yavaş tanıtmalısınız. Kullanmasını istemediğiniz alanları ( yatak odanız, mutfak?) ona öğretmelisiniz. Yanlış bir davranış karşısında tüm aile bireylerin tepkisi aynı tarzda olmalıdır. Örneğin biri ona kızdıysa, diğer ev halkı da onu sevmemeli ve onunla ilgilenmemelidir. Çünkü bu davranış köpeğinizin gelecekte kızan kişinin sözünü dinlememesine ve şımarmasına neden olacaktır. Şımarık bir köpek söz dinlemez ve kendi kafasına buyruk yaşar. Böyle bir sorunla karşılaşmak istemiyorsanız daha ilk günlerden tedbirinizi almalı ve köpeğinize otoritenin sizde olduğunu hissettirmelisiniz. Köpeğinizi aldığınız gün yada ertesi günü veteriner hekimininize götürüp genel bir kontrolden geçirmeniz onun sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlayacaktır. Bilindiği gibi yavrularda bağışıklık sistemi tam olarak gelişmediğinden hastalığa yakalanma riskleri fazladır ve bu hastalıkların bazıları ölümcüldür. Zamanında yapılacak kontroller böyle bir hastalığa yakalanmış yavrunun yaşama şansını artıracaktır. Veteriner hekiminiz köpeğinizin kulaklarını, gözlerini, burnunu, ağzını, dişlerini, derisini ve ateşini kontrol edecek, gerek duyarsa akciğerini, kalbini dinleyecek ve herhangi bir sorun olup olmadığına bakacaktır. Kemik gelişimi, vücut büyüklüğü, kilosunun uygun olup olmadığı, hangi mamayı yemesi gerektiği, beslenme düzeni ve yemesi gereken mama miktarı gibi konularda sizi bilgilendirecektir. Köpeğinizin diğer ihtiyaçları (mama kabı, oyuncak, fırça v.b.) konusunda da size yol gösterecektir. Önemli olan diğer bir nokta da yeni alınmış yavru köpeklerdeki parazit varlığıdır. Özellikle yavrularda parazit varlığı ciddi sorunlara yol açabilir. Kancalı ve şerit parazitler gibi birkaç bağırsak paraziti türü yavru köpeğinizin bedeninden beslenir. Bu parazitler anneden yavruya geçebildiği gibi kaldıkları ortamlardaki hijyen koşullarının kötü olması sonucunda da yavruya geçebilirler. Karın bölgesinde şişlik, ağız kokusu, kötü kokulu gaz çıkarma, kaşıntı, ishal ve ateş gibi belirtilere neden olurlar. Bu nedenle yavrunun dışkısı mikroskobik bir incelemeye tabi tutulmalıdır. Dışkısından alınan küçük bir parçanın incelenmesi sonucunda parazit varlığı tesbit edilirse gerekli tedavi düzenlenmeli ve bu parazitlerin daha erken yaştaki yavrunun gelişiminde meydana getirebilecekleri olumsuz etkiler ortadan kaldırılmalıdır. Bu nedenle yavrunun dışkısı formu, kıvamı ve kokusu gibi özellikler yönünden incelenmeli ve dışkıda değişiklik görülünce veterinere hekime başvurulmalıdır. Yavru köpeğiniz ile birlikte yaşamaya başladığınız ilk günlerde davranışlarını, etrafına karşı ilgisini, oyunculuğunu, yemeğini yiyip yemediğini, sağlık durumunda bir değişiklik (ishal, kusma.) olup olmadığını dikkatli bir şekilde gözlemlemelisiniz. Çünkü bazı hastalıklar belirtilerini hemen göstermeyebilir. Bu tip hastalıkların ilk kontrolde (eğer bir semptom görülmüyorsa) tespiti zordur ve veteriner hekiminiz tarafından da o an için tespit edilemeyebilir. Bu yüzden yavru köpeğinizi iyi gözlemlemeli ve durumunda oluşabilecek değişikliklerde veteriner hekiminize başvurmalısınız. Kuru mamalar; Su kapsamları oldukça düşüktür ve %6-12 oranında su içerirler. Tahıllar, protein kaynakları, mezbaha ürünleri, süt tozu, katı ve sıvı yağlar, vitamin ve mineral katkıları ile tatlandırıcılar koruyucular ve antioksidanları içerirler. Genellikle lezzetli olmalarını sağlamak için tanelerde yağ kaplama işlemi uygulanır. İçerdiği tahıllar mutlaka ısı işlemi görmüştür. Özellikle iri ırklarda konserve mamaya göre daha ekonomiktir ve tercih edilirler. Nem oranı düşük olduğundan ambalaj açıldıktan sonra saklanması daha kolaydır ve bozulma daha geç şekillenir. Köpeklere verilmesi sahibi açısından da pratik olduğu için tercih edilir. Kuru mama ile beslenen köpeklerde diş ve dişeti hastalıkları daha az görülmektedir. Bunun yanında köpekler tarafından konserve mamaya göre daha az sevilerek yenirler. Genellikle profesyonel ticari mamalar içerdiği besin maddeleri bilindiği ve dengeli olduğu için verilen miktarın fazla olmasına gerek kalmamaktadır, aksine fazla verilmesi mide torsiyonu ve genişlemesine neden olabilmektedir. Yanında yeterli miktarda su da tüketildiğinde kuru mama ile beslenen köpek uzun süre tok kalacaktır. Sürekli ve düzenli olarak iyi formüle edilmiş kuru mama ile beslenen köpekler gerekli tüm esansiyel maddeleri aldığından kemik, kas, deri problemleri yaşamazlar. Sağlıklı beslenen köpeklerin bağışıklık sistemi daha kuvvetli ve sağlıklı olur. Sağlıklı beslenen köpeklerde mineral vitamin eksiklikleri, raşitizm, şişmanlık, kaşeksi gibi beslenme hastalıkları görülmez. Kuru mamaların sindirilebilirliği yüksek olduğundan dışkılama miktarı da az olur, sindirim sistemi daha az yorulmuş olur, tuvalet alışkanlığını kazanması daha kolay olur. Yaşı ilerlemiş hayvanlar için formüle edilmiş diet mamalar da köpeğiniz için en sağlıklı beslenme yöntemi olacaktır. Aktif iş köpekleri için de ayrı formüle edilmiş mamalar bu köpeklerin yüksek enerji ihtiyacını karşılayabilecek şekilde düzenlenmiştir. Konserve mamalar; Çeşitli etler, et ürünleri, balıklar, tahıllar, lezzet artırıcı, koruyucu ve kıvam sağlayıcı maddelerle hazırlanırlar. Köpekler tarafından kuru mamaya göre daha lezzetli bulunup tercih edilirler, iştahsız köpekler için iştah uyarıcı olarak kullanılabilirler. Su içerikleri yüksektir ve %70-80 oranında su içerirler. Sindirilebilirliği yüksektir. Yüksek su içeriği nedeniyle özellikle büyük ırklarda ekonomik bir gıda kaynağı sayılmazlar. Tek başına gıda olarak kullanılması köpeklerde diş ve dişeti hastalıklarına predispozisyon oluşturur.
|






